Загрузка...

Sevgi Her Zaman Görünmez… Ama Hep Vardır | Bu Hikaye Seni Ağlatacak

İstanbul’un kalabalığında, hiç beklemediğim bir anda onunla tanıştım.
Yağmur yeni dinmişti. Kaldırımlar ıslaktı, hava serindi. Bir kafeye sığınmıştım. Tam o sırada kapı açıldı ve o içeri girdi.
İlk dikkatimi çeken şey yüzündeki huzurdu. Bu şehrin gürültüsüne ait olmayan, derin bir sakinlik vardı onda.
Adı Mert’ti.
Ben ise tam tersiydim. Hızlı, duygusal, hayalperest bir kadındım. O sakin, ben fırtına gibiydim. Belki de bu yüzden birbirimize çekildik.
İlk sohbetimiz saatler sürdü. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. O gün içimden bir ses, bu adamın hayatımda kalacağını söyledi. Ve gerçekten kaldı.
İki yıl nişanlı kaldık, sonra evlendik. İlk yıllar o kadar güzeldi ki anlatması bile zor. Her şey sade ama huzurluydu. Çevremizdeki herkes bize imrenirdi.
Ama zamanla bir şeyler değişmeye başladı.
Onun en sevdiğim özelliği olan sakinliği, beni yormaya başladı. Ben sürprizleri seven bir kadındım. Küçük notlar, ani sarılmalar, beklenmeyen çiçekler isterdim.
Mert beni seviyordu, bundan hiç şüphem yoktu. Ama sevgisini göstermiyordu. Ve bir süre sonra insan sadece sevilmeyi bilmekle yetinmiyor, bunu hissetmek istiyor.
İşte o noktada içimde bir boşluk oluştu. Aynı evde yaşıyor ama sanki iki yabancı gibiydik.
Ve bir gün, o cümleyi söyledim.
Boşanmak istiyorum.
Bir anda yüzü değişti. Gözlerinde şaşkınlık vardı. Sadece tek bir şey sordu.
Neden.
Derin bir nefes aldım ve cevap verdim.
Aslında bir sebep yok. Sadece yoruldum.
O gece hiç konuşmadı. Sessizlik odanın içine yayıldı. Ve o sessizlik beni daha da uzaklaştırdı.
Saatler sonra bana baktı ve sordu.
Fikrini değiştirmem için ne yapabilirim.
İçimde kalan son umutla ona bir soru sordum.
Diyelim ki bir uçurumun kenarında bir çiçek var. Onu koparmak için ellerini, ayaklarını ve gözlerini kaybedeceksin. Benim için o çiçeği koparır mıydın.
Uzun süre bana baktı. Sonra sakin bir sesle, cevabını yarın vereceğini söyledi.
O an içimdeki son umut da söndü.
Ertesi sabah uyandığımda ev bomboştu. Mutfak masasında bir süt şişesi ve altında bir mektup vardı.
Ellerim titreyerek mektubu açtım.
Sevgilim diye başlıyordu.
Senin için o çiçeği koparmazdım. Çünkü bilgisayarın bozulduğunda onu düzeltmek için ellerime ihtiyacım var. Kapıda kaldığında sana koşabilmek için ayaklarıma ihtiyacım var. Yolunu kaybettiğinde seni bulabilmek için gözlerime ihtiyacım var. Yorgun geldiğinde seni güldürebilmek için dilime ihtiacım var.
Ben seni böyle seviyorum.
Ama eğer bir gün seni benden daha çok seven biri çıkarsa, o zaman gider ve senin için o çiçeği koparırım.
Gözyaşlarımı tutamadım.
Mektubun son cümlesine geldiğimde kalbim daha hızlı atmaya başladı.
Eğer cevabım seni mutlu ettiyse kapıyı aç. Seni çok sevdiğin susamlı ekmek ve sütle bekliyorum.
Koşarak kapıya gittim ve açtım.
Oradaydı.
Elinde poşet, yüzünde utangaç bir gülümseme vardı. Gözleri heyecanla parlıyordu.
Hiç konuşmadık. Buna gerek yoktu.
O an anladım ki aşk her zaman büyük sözler değildir. Bazen en sessiz haliyle en derin şekilde yaşanır.
O günden sonra onun o çiçeği koparmasını istemedim. Onu olduğu gibi sevmeyi seçtim.
Çünkü gerçek şu ki, ilk heyecan zamanla kaybolur. Kalp çarpıntıları azalır. Ama sevgi, eğer gerçekse, sessizleşir ama kaybolmaz.
Belki daha sade olur, belki daha sakin. Ama hâlâ oradadır.
Sadece onu görebilecek bir kalp gerekir.
Şimdi sana bir soru.
Sen olsaydın, sevildiğini bilmekle yetinir miydin, yoksa her gün hissetmek mi isterdin.
#aşk #hikaye #duygusal #romantik #lovestory #storytime #keşfet #fyp #ilişki #deepstory #viralvideo

Видео Sevgi Her Zaman Görünmez… Ama Hep Vardır | Bu Hikaye Seni Ağlatacak канала SilentMindsofficial
Яндекс.Метрика
Все заметки Новая заметка Страницу в заметки
Страницу в закладки Мои закладки
На информационно-развлекательном портале SALDA.WS применяются cookie-файлы. Нажимая кнопку Принять, вы подтверждаете свое согласие на их использование.
О CookiesНапомнить позжеПринять