Загрузка...

Eskiden Zekâtları Değnekle Toplarlardı! (Münir Derman (k.s.))

Yağmurun kesilmesi yalnız gökyüzünün meselesi değildir aziz kardeşler. Bazen bulut çekilir ama hakikatte rahmet çekilmiştir. Rahmet çekilince de insan sebebi dışarıda arar. Hâlbuki büyükler demişlerdir ki; insan başına gelen birçok hâdisenin sebebini önce kendi nefsinde aramalıdır.

Bu sohbette Hocamız çok dikkat çekici bir hakikati hatırlatıyor:

“Yağmurun yağmadığını gördüğünüz dakikada bilin ki o mıntıkanın halkı zekâtını vermemiştir.”

Çünkü zekât yalnız bir mali ibadet değildir. Zekât, kulun Allah’a olan teslimiyetinin imtihanıdır.

Kur’ân-ı Kerîm buyurur:

“Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin.” (Bakara, 43)

Bir başka âyet-i kerîmede:

“Onların mallarından sadaka al ki bununla onları temizleyesin ve arındırasın.” (Tevbe, 103)

Demek ki zekât sadece fakirin hakkı değil, zenginin de temizliğidir.

Hocamız buyuruyor ki:

“Bir memlekette zekât verilmedi mi o memlekette kıtlık başlar.”

Ve bunun sebebini şöyle açıklıyor:

“Zekât, Allah sana para veriyor, mal veriyor diyor ki: ‘Al bunu ben veriyorum. Benim verdiğime hakikaten inanıyor musun?’”

İnsan dil ile inanıyorum der.

Fakat maldan vermeye gelince tereddüt ederse işte imtihan orada başlar.

Kur’ân buyurur:

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz.” (Âl-i İmrân, 92)

Zekâtın hikmeti yalnız fakiri doyurmak değildir.

Kalpteki cimriliği öldürmektir.

Nefsin putunu kırmaktır.

Malın sahibinin Allah olduğunu kabul etmektir.

Hocamızın ifadesiyle:

“Zekât, mal ve rızkın Allah tarafından verildiğine şüphesiz inanan kulun fiilî bir ibadetidir.”

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor:

“Sadaka malı eksiltmez.” (Müslim)

Çünkü Allah için verilen eksilmez.

Görünürde azalır.

Hakikatte bereketlenir.

Büyük veliler de şöyle demiştir:

Abdülkadir Geylânî Hazretleri:

“Allah için verdiğin senindir. Sakladığın ise mirasçınındır.”

İmam Gazâlî Hazretleri:

“Cimrilik kalbin hastalığıdır. Tedavisi vermektir.”

Hasan-ı Basrî Hazretleri:

“Malını korumak istiyorsan kasaya değil, sadakaya koy.”

Bugün insanlar ekonomik krizden konuşuyor.

Bereketin çekilmesinden konuşuyor.

Geçim sıkıntısından konuşuyor.

Ama bereketin anahtarlarından biri unutuluyor.

Hocamız şöyle buyuruyor:

“Allah’a kazancının zekâtı verilmedi mi kıtlık başlar.”

Bu kıtlık sadece ekmek kıtlığı değildir.

Bereket kıtlığıdır.

Huzur kıtlığıdır.

Muhabbet kıtlığıdır.

Vicdan kıtlığıdır.

Merhamet kıtlığıdır.

İnsanların birbirine yabancılaşmasıdır.

Kur’ân buyuruyor:

“Allah faizleri mahveder, sadakaları ise bereketlendirir.” (Bakara, 276)

Çünkü Allah’ın sistemi matematik sistemi değildir.

Rahmet sistemidir.

Bir verirsen on verir.

On verirsen yüz verir.

Yüz verirsen bin verir.

Kur’ân buyurur:

“Allah yolunda mallarını harcayanların misali, yedi başak bitiren bir tohum gibidir. Her başakta yüz tane vardır.” (Bakara, 261)

Hocamız zekâtı yalnız para vermek olarak da görmez.

Hakiki Müslüman’ın vazifesinin yardımlaşmak olduğunu ifade eder.

“Din kardeşliktir.” hadisini hatırlatır ve kardeşliğin yardımlaşma ile yaşayacağını söyler.

Çünkü zekât verilmediği zaman yalnız fakir aç kalmaz.

Zengin de huzurunu kaybeder.

Toplum da dengesini kaybeder.

Rahmet de çekilmeye başlar.

Onun için eskiler:

“Malın zekâtı verilir, gönlün zekâtı da merhamettir.” demişlerdir.

📌 SONUÇ

• Zekât malın değil kalbin imtihanıdır.
• Cimrilik bereketi kaldırır.
• Sadaka rahmeti çeker.
• Zekât toplumu ayakta tutar.
• Bereket Allah’ın rızasıyla gelir.
• Rahmet çekilirse kıtlık başlar.
• Verilen Allah için verilirse eksilmez.
• Malın sahibi kul değil Allah’tır.

Allah Teâlâ bizleri malının da gönlünün de zekâtını veren kullarından eylesin.

Видео Eskiden Zekâtları Değnekle Toplarlardı! (Münir Derman (k.s.)) канала Dr. Münir Derman
Яндекс.Метрика
Все заметки Новая заметка Страницу в заметки
Страницу в закладки Мои закладки
На информационно-развлекательном портале SALDA.WS применяются cookie-файлы. Нажимая кнопку Принять, вы подтверждаете свое согласие на их использование.
О CookiesНапомнить позжеПринять