Загрузка...

Devamı açıklamada…

Ereğli Ovası’nda 1553 yılının o puslu sabahında, Osmanlı Devleti’nin kaderi
zifiri karanlık bir çadırın içinde sonsuza dek değişmek üzereydi.
Halkın ve ordunun sevgilisi Şehzade Mustafa, babasının otağına doğru yürüyordu.

Saraydaki derin entrikalar ve mühürlenmiş sahte mektuplar, Cihan Padişahı
Kanuni Sultan Süleyman’ın zihnini bulandırmış; en yetenekli ve sevilen oğlunu
kendi tahtına karşı bir tehdit olarak görmesine neden olmuştu.

Şehzade Mustafa, kendisine kurulan pusuya dair çevresinden gelen tüm
ciddi uyarılara rağmen, babasına olan sarsılmaz sadakatini ve masumiyetini
kanıtlamak amacıyla o meşhur otağ-ı hümayun perdelerini araladı.

İçeride onu bekleyen şefkatli bir baba kucağı değil, mutlak bir sessizlik
ve karanlığın içinden üzerine atılmaya hazır yedi dilsiz cellat oldu.
O gün o çadırda sadece bir şehzade değil, bir imparatorluğun umutları da boğuldu.

Bu trajik infaz, Osmanlı ordusunda ve halkında geri dönülemez bir yara açmış,
devletin yönetim anlayışında ve veraset sisteminde derin kırılmalara yol açmıştır.
Tarih, bu sessiz çığlığı ve o günün karanlığını asla unutmadı.

Видео Devamı açıklamada… канала History Wallet
Яндекс.Метрика
Все заметки Новая заметка Страницу в заметки
Страницу в закладки Мои закладки
На информационно-развлекательном портале SALDA.WS применяются cookie-файлы. Нажимая кнопку Принять, вы подтверждаете свое согласие на их использование.
О CookiesНапомнить позжеПринять